Milli jimnastikçi Ferhat Arıcan’dan Türkiye’nin mayın temizleme faaliyetlerine destek
Dünya Mayın Farkındalık Günü öncesinde Türkiye’nin doğu sınırındaki mayın temizleme faaliyetlerine dikkat çekmek amacıyla çekilen videoda Avrupa Şampiyonu milli jimnastikçi Ferhat Arıcan, mayın temizleme faaliyetlerinin gerektirdiği yoğun dikkat, adanmışlık, denge ve yön bulma becerilerinin jimnastik sporu ile olan benzerliğine vurgu yapıyor.
Türkiye’nin doğu sınırlarında mayınların temizlenmesi ve sınır denetim kapasitesinin artışı yoluyla sosyo-ekonomik kalkınmaya katkı sağlanmasını amaçlayan proje, 4 Nisan Dünya Mayın Bilinci ve Mayın Faaliyetine Destek Günü öncesinde millî sporcu Ferhat Arıcan ile işbirliği yaptı.
Videoda jimnastikçiler ve mayın temizleme çalışanlarının yoğun dikkat ve özveri gerektiren faaliyetleri arasındaki benzerliklerin altını çizen Arıcan, mayın faaliyetinin büyük bir dikkat ve hassasiyet ile birlikte olağanüstü bir çaba gerektirdiğine dikkat çekerek, “Biz profesyonel jimnastikçiler kusursuz seriler için mindere çıkarız. Hata yaptığımızda ise madalya şansımızı yitiririz. Oysa ilk hatanızın son hatanız olduğu meslekler var. Hatanın telafisi olmayan işleri yapan, hayatlarını kusursuz seriye adayan Türkiye’de ve dünyada mayın faaliyetlerinde yer alan tüm çalışanları çabalarından dolayı kutluyor, mayınsız bir dünya ve Türkiye için yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde 4 Nisan tarihi, 2005 yılında, Dünya Mayın Bilinci ve Mayın Faaliyetine Destek Günü olarak ilan edilmişti. Dünya çapında birçok sivilin yaralanmasına ve hayatını kaybetmesine neden olan antipersonel kara mayınları, üretimi çok ucuz olmasına karşın temizlenmesi çok maliyetli bir sınır kontrol aracı.
1997 yılında Ottawa’da imzaya açılan ve Türkiye’nin de 2004 yılında taraf olduğu Ottawa sözleşmesi kapsamında taraf ülkelerin sınırlarına yerleştirmiş olduğu antipersonel kara mayınlarını temizlemesi gerekiyor. Hedef gözetmeyen ve yıllarca aktif kalabilen antipersonel kara mayınları, bu özelliklerinden dolayı Ottawa Sözleşmesi’ni kabul eden ülkelerce kullanımdan kaldırılarak, yerini insanî sınır gözetim sistemlerine bıraktı.
Yine bu sözleşme kapsamında Türkiye; antipersonel kara mayını üretimini sonlandırdı, depolarda mevcut olan antipersonel kara mayınlarını imha etti, kara ve deniz sınırlarından mayın nakliyatını yasakladı ve sivil halka mayın ve mayın sebepli riskler konusunda eğitimler vermeye başladı. Bunlara ek olarak mayın mağdurları için hukuki düzenlemeler yapılarak, bu kişilerin yaşam şartları iyileştirdi.
Proje kapsamında Avrupa Birliği, sağladığı toplam 42 milyon eurodan fazla finansal katkı ile ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) insani mayın temizliği alanındaki küresel uzmanlığı aracılığıyla, Türkiye’nin doğu sınırlarındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi, çıkan mayınların imhası ve modern sınır kontrol sistemlerinin kurulması konularında Türkiye’ye destek oluyor.
2015 yılında başlayan proje ile Türkiye’nin doğu sınırlarında 4,7 milyon metrekare mayınlı alandaki 46 bin mayın temizlenerek, temizlenen sahalar kullanıma açıldı.
Proje kapsamında ayrıca yerel halktan mayın temizleme çalışanları yetiştirilerek bölgede istihdam olanaklarının artırılması, iyileştirilen sınır gözlem kapasitesi, sınır güvenliğini yoluyla da yasadışı göç ve sınır ötesi suçların kontrol altına alınması sağlandı.
2023 yılına kadar 4,2 milyon metrekare mayınlı alandaki 82 bin mayının daha temizlenmesi ve temizlenen alanların uzun vadede tarım ve hayvancılığa kazandırılması hedefleniyor.
Türk hükümetinin de katkısı ile projenin ayrı bir bileşeni olarak mayınlı alanlara yakın 900’den fazla köyde, Sivil Toplum Kuruluşlarının da katılımı ile halka mayın ve patlamamış mühimmat eğitimi verilecek.